Geçen yazıda “Büyük Neden”den bahsettim.
Nedenimizi bulduk diyelim.
Peki sonra?
Bence işin biraz rahatsız edici tarafı burada başlıyor:
Kendimize ne kadar büyük bir hayatı yakıştırıyoruz?
Yıllardır çok sayıda gayrimenkul danışmanıyla çalışıyorum. Şunu defalarca gördüm:
İnsanların önündeki en büyük engel her zaman piyasa, faiz, rakipler ya da müşteri bulamamak değil.
Bazen insanın önündeki en büyük engel, kendi koyduğu tavan.
“Ben ayda 2 satış yapsam yeter.”
“Ben ekip kuramam.”
“Ben o bölgede çalışamam.”
“Benim öyle bir çevrem yok.”
“Ben zaten satışçı değilim.”
Dikkat edin, bunların çoğu gerçek değil.
Bunlar bizim zaman içinde kendimize anlata anlata inandığımız hikâyeler.
İşin komik tarafı şu:
İnsan kendi koyduğu sınıra gelince de dönüp,
“Bak, demiştim zaten.”
diyor. :)
Milyoner Gayrimenkul Danışmanı kitabında çok sevdiğim bir yaklaşım var. İnsanların “hiçbir şey mümkün değil”, “bazı şeyler mümkün” ve “her şey mümkün” şeklinde farklı düşünce seviyelerinde hareket ettiklerinden bahsediliyor.
Ama kitap çok önemli bir ayrım da yapıyor:
Sadece mümkün olduğuna inanmak yetmiyor.
Büyük Neden, Büyük Hedef ve eylem bir araya geldiğinde sonuç değişmeye başlıyor. (Milyoner Gayrimenkul Danışmanı, s. 79)
Bence gayrimenkul danışmanlığının en güzel taraflarından biri de bu.
Bu meslek sana baştan bir tavan koymuyor.
Kimse gelip:
“Neşet, senin kapasiten bu kadar. Bundan fazlasını yapamazsın.”
demiyor.
Çoğu zaman o cümleyi kendimize biz söylüyoruz.
Yeni başlayan bir danışman bugün sıfır portföyle başlayabilir.
Telefon rehberinde birkaç yüz kişi olabilir.
İlk görüşmesinde eli ayağı birbirine girebilir.
Hatta ilk müşteri görüşmesinden çıktıktan sonra arabasına oturup:
“Ben az önce ne yaptım?”
diye kendine de sorabilir. :)
Bunların hiçbiri onun üç yıl sonra nerede olacağını belirlemiyor.
Çünkü bu meslek bana yıllar içinde şunu öğretti:
Bugünkü seviyen, potansiyelin değildir. Sadece bugünkü seviyendir.
Ama burada “büyük düşünmek” ile hayal kurmayı birbirinden ayırmak gerekiyor.
“Bu yıl 100 satış yapacağım.”
Güzel.
Nasıl?
Kaç kişiyle görüşeceksin?
Kaç randevu alacaksın?
Kaç portföye ihtiyacın var?
Her gün hangi işi tekrar edeceksin?
İşte hayal ile hedefin yolları burada ayrılıyor.
Milyoner Gayrimenkul Danışmanı da büyük hedeflerin büyük modeller gerektirdiğini ve planın uygulanmasının odağın merkezine konulması gerektiğini söylüyor. (Milyoner Gayrimenkul Danışmanı, s. 292)
Ben de buna inanıyorum.
Büyük düşün. Ama sonra büyük hedefini küçük günlük işlere böl.
Çünkü kariyerler bir sabah verilen büyük bir kararla değil, o kararın ardından yüzlerce sabah yapılan küçük işlerle değişiyor.
Ve gayrimenkul danışmanlığına başlamayı düşünen biri bunu okuyorsa ona da şunu söylemek isterim:
Bugün bu işi bilmiyor olman, yapamayacağın anlamına gelmez.
Satış öğrenilir.
Müşteri görüşmesi öğrenilir.
Portföy sunumu öğrenilir.
Pazarlık öğrenilir.
Hatta “hayır” cevabından sonra telefonu kapatıp moral bozmadan bir sonraki kişiyi aramak bile öğrenilir.
Ama önce kendine şu izni vermen gerekiyor:
“Ben bugün olduğum kişiden daha fazlası olabilirim.”
Belki bütün hikâye gerçekten bu cümleyle başlıyordur.
“Kendine küçük bir hayat biçme. Büyük düşün; sonra o hayatın gerektirdiği işi bugün yapmaya başla.” — Neşet Birlik
Profesyonel hayatın içindeysen ve zaman zaman “Acaba benden gayrimenkul danışmanı olur mu?” diye düşünüyorsan, hazırladığımız kısa testi deneyebilirsin.
Belki kendinde henüz kullanmadığın bazı özellikleri fark edersin. :)
Benden Gayrimenkul Danışmanı Olur mu? https://www.kwavo.net/
Beni ve çalışmalarımı daha yakından tanımak için: https://nesetbirlik.com/
